Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrudan STEM Eğitimi ile gerçek dünya problemlerini çözme kazanımını içerir.
Maarif modeli bilgiyi sadece ezberlenen bir veri olmaktan çıkarıp, onu gerçek hayatla temas kuran bir “yeterlilik” haline getirmeyi merkeze alır. Bu modelde gerçek dünya problemlerini çözmek, müfredatın içine “Bütüncül Tasarım” ve “Alan Becerileri” aracılığıyla sistematik bir şekilde yedirilmiştir.
İşte bu sürecin müfredattaki temel işleyiş mekanizmaları:
1.Bilimsel Sorgulama ve Mühendislik Tasarım Süreci:
Yeni modelde Fen Bilimleri dersi, sadece laboratuvar deneylerinden ibaret değildir. Öğrencilerin şu döngüyü izlemesi beklenir:
Problemi Belirleme: Çevresindeki veya dünyadaki (su kıtlığı, enerji israfı, trafik vb.) gerçek bir sorunu saptama.
Çözüm Geliştirme: Bu soruna yönelik fen, matematik ve teknoloji bilgilerini kullanarak özgün bir çözüm (prototip veya model) tasarlama.
Üretim ve Test: Tasarladığı çözümü hayata geçirme ve çalışıp çalışmadığını gerçek verilerle test etme.
2.”Disiplinlerüstü” ve “Disiplinlerarası” Yaklaşım
Maarif Modeli, bir problemin sadece bir dersin konusu olamayacağını savunur. Gerçek dünya problemleri şu bağlamlarla ele alınır:
Sürdürülebilirlik:İklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi konular; fen, sosyal bilgiler ve matematik derslerinin kesişim noktasında, bir proje görevi olarak verilir.
Girişimcilik ve İnovasyon: Öğrenciden sadece çözümü bulması değil, bu çözümün toplumsal faydasını ve uygulanabilirliğini (maliyet, malzeme, etik) de düşünmesi istenir.
3.”Bilgi-Beceri-Değer” Döngüsü (Eylem Odaklılık)
Modelin en karakteristik özelliği, öğrenciyi “duyarlı bir vatandaş” olarak konumlandırmasıdır:
Fark Etme (Bilgi): Problemin varlığını teorik olarak anlar.
Çözüm Üretme (Beceri): Problemi çözmek için araçları ve zihnini kullanır.
Sorumluluk Alma (Değer):”Bu sorun beni ve toplumu ilgilendiriyor” diyerek eyleme geçer.
4.Tematik Yapı ve Sosyal Sorumluluk Programı
Maarif Modeli’nin bir parçası olan Sosyal Sorumluluk Programı, öğrencilerin okul dışındaki gerçek dünya sorunlarıyla (yaşlıların ihtiyaçları, yerel sokak hayvanları, geri dönüşüm sistemleri) ilgilenmelerini zorunlu bir gelişim alanı olarak görür. Bu, “ders dışı etkinlik” olmaktan çıkıp, müfredatın ruhuna dahil edilmiştir.
5.Değerlendirme Yöntemindeki Değişim
Gerçek dünya problemleriyle çalışırken klasik çoktan seçmeli sınavlar yerine;
Performans Görevleri,
Proje Günlükleri,
Ürün Dosyaları (Portfolyo) kullanılır.
Özetle Maarif Modeli; öğrenciye bilgiyi bir “alet çantası” gibi sunar ve ondan bu çantadaki aletleri kullanarak dış dünyadaki sorunlara çözüm getirmesini bekler.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde öğrencilerin bütüncül gelişimini destekleyecek şekilde disiplinler arası ilişkilere; yaşantı temelli, bağlam temelli ve sorgulamaya dayalı bir öğrenmeyi destekleyecek öğretim yöntemlerine yer verilir. STEM eğitiminde de aynı şekilde fen, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik disiplinleri arası, sorgulamaya, araştırmaya ve buluş yapmaya dayalı bir yaklaşım uygulanmaktadır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde öğretim programları yapısal olarak bilgi, beceri, eğilimler ve değerler arasında kurulan anlamlı ağlara dayanmakta ve bu yönüyle dinamik bir öğretme-öğrenme sürecine işaret etmektedir. Program, anlamlı ve kalıcı öğrenmeyi sağlamak amacıyla öğrenme sürecine yönelik bazı temel ilkeler doğrultusunda hareket eder. Öğrenme sürecinin temel ilkeleri şunlardır:
- Öğrencinin aktif katılımını sağlayacak öğrenci merkezli etkinlikler temel alınır.
- Farklı öğrenci ihtiyaçlarını karşılayabilecek esnek ve zenginleştirilmiş öğrenme yaşantılarına dayanır.
- Derin öğrenmeyi sağlamak amacıyla anlamlı öğrenme bağlamları içinde gerçekleşir.
- Öğrencilerin bilgi ve becerilerini yapılandırması için araştırma ve sorgulamayı merkeze alır.
- Bilgi, beceri, eğilim ve değerleri birlikte kullanarak bütüncül gelişime odaklanır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde temel alınan yaklaşımlar;
- Yaşantı temelli öğrenme
- Proje temelli öğrenme
- Bağlam temelli öğrenme
- Sorgulamaya dayalı öğrenme
- İş birlikli öğrenme
STEM eğitimi de yukarı yer alan öğrenme yaklaşımlarına destek olan 21 YY becerilerini (iş birliği, iletişim, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme) uygulayan bir yaklaşımdır.
Öğretme-öğrenme uygulamaları, programın temel öğrenme yaklaşımları ile uyumlu şekilde, öğrenci merkezli bir anlayış çerçevesinde yapılandırılmaktadır. Öğrenciler; farklı ön bilgi ve deneyimlere sahip, farklı biçim ve hızlarda öğrenen, öğrenme sürecinin aktif ve yansıtıcı katılımcıları olarak görülür. Öğretmenler ise öğrencilere rehberlik ederek bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin kazandırılmasında öğrenme sürecini öğrenci merkezli bir biçimde tasarlayan tasarım uzmanları olarak görülür. Öğrenme; olumlu bir sınıf iklimi içinde, anlamlı bağlamlar ve çok yönlü etkileşimleri içeren bir ortamda gerçekleşir. Öğretme-öğrenme uygulamalarında öğrencilerin aktif katılımını sağlayacak; onları sorgulamaya, derin ve anlamlı öğrenmeye yönlendirecek etkinlikler ile bilgi ve becerilerin birlikte kullanılması esas alınır.
STEM eğitimi sürecinde öğrenciler gerçek dünya problemini çözmek için projeler oluşturur. Bu öğrenme sürecinde araştırır, çözüm için birden fazla fikir üretir, prototip oluşturur, test eder, değerlendirir ve amaçlarına ulaşana kadar tekrar tasarlar ve yeniden değerlendirir. STEM öğrenci merkezli bir öğrenme yaklaşımıdır, grup çalışmalarını teşvik eder.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programlarında öğrenmeleri iyileştirmek için sürekli, geliştirici (biçimlendirici) ölçme ve değerlendirme kullanılmış; öğretim tasarım ve uygulamasında birinci önceliğin öğrenme sürecinde derinleşme olmasının teşvik edildiği bir anlayış benimsenmiştir.
STEM eğitiminde öğrenciler iş birliği içerisinde gerçek dünya problemlerini çözmek için proje geliştirirler. Proje geliştirme sürecinde öğrencilerin iş birliği, iletişim, yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle STEM eğitiminde de Maarif Model öğretim programlarında olduğu gibi proje süreçleri değerlendirme araçları kullanılmaktadır.


